in ,

Dev Yıldız: Güneş

Güneş 

Dünya’nın vazgeçilmez ihtiyacı olan Güneş kendi ısısı ve ışığı olan bir yıldızdır. Her ne kadar Güneş boyut olarak oldukça büyük olsa da aslında orta büyüklükte bir yıldızdır. Güneş’ten yayılmakta olan enerji Dünya’daki yaşamın temelini oluşturmaktadır. Fotosentez konusunda canlıların var olmasında katkıda bulunarak gezegenimizde iklim koşulları üzerinde önemli bir etkide bulunmaktadır. Güneş içinde yer aldığımız Samanyolu Galaksisi’ndeki şu ana kadar tespit edilmiş olan 200 milyar yıldızdan bir tanesidir. Sahip olduğu kütlesi oldukça sıcak gazlardan oluştuğu için ışık ve ısı şeklinde etrafa radyasyon yaymaktadır. 

Kendi ekseni etrafında 70 000 kilometre hızla dönmekte olan Güneş’in çapı ise Dünyamızın yaklaşık olarak 109 katıdır. Boyut olarak ise Dünya’nın 300 bin katıdır. Günümüzde bilinen en büyük yanlışlardan bir tanesi Güneş’in durağan olduğudur. Aksine Güneş kendi etrafında dönmektedir ve bunu da 25 günde tamamlamaktadır. Aynı zamanda galaksi merkezinin de etrafında dolanmaya devam etmektedir. Şu ana kadar yapılmış olan tespitlere göre yıldızın yüzey sıcaklığı ortalama 5500 derecedir. Merkez çekirdeğinin sıcaklığı ise 15, 6 milyon derecedir. Bu yıldızdan çıkmakta olan enerjinin ise sadece 2,2 milyarda biri Dünya’ya ulaşmaktadır. Bu enerjinin kalanı uzaya yayılmaktadır. O yüzden bu mantıkla Güneş’in üç gün içinde yaymış olduğu enerji şu anda Dünya üzerinde bulunmakta olan petrol, doğalgaz vb. tüm enerji kaynakları ile eşdeğerdir. Güneş’in büyük bir bölümü ise Hidrojen’den oluşmaktadır. Bu oran %92’dir. Hidrojen’den sonra ise en çok Helyum barındırmaktadır. 

, Dev Yıldız: Güneş, BilgData

Tarih boyunca neredeyse her medeniyette Güneş’in izlerine rastlamak mümkündür. Hatta pek çok medeniyette Güneş kutsal olarak görülmüştür ve pek çoğunda ise ilahi bir güç olarak görülüp tapılmıştır. Herhangi bir araç kullanmamasına rağmen Güneş’in bir yıldız olduğu iddiası milattan önce 450’lili yıllarda bir filozof olan Anaxagoras tarafından ortaya atılmıştır. Günümüzde kullandığımız takvimler de içinde bulunduğumuz gezegenin Güneş etrafındaki hareketlerinin sonuçlarına göre hazırlanmıştır. 

Bu yıldızın üzerinde Güneş Lekesi denilmekte olan siyah noktalar vardır ve sanıldığı gibi aslında sadece sarı bir yapıya sahip değildir. Güneş’in manyetik alanı sürekli olarak değişim göstermektedir. Manyetik alan değişimi de bazı alanların parlaklığının daha az görülmesine sebep olur. O yüzden de bizler bu daha sönük olan kısımları siyah bir şekilde görürüz. Bunlar ile birlikte Güneş’in içine Dünya gibi toplamda 1 milyon 300 bin adet Dünya yerleştirmeniz mümkündür.

Yıldız ve Gezegenin Arasındaki Fark Nedir?

Yıldız kendi ısı ve ışık enerjisini üretebilen büyük kütleye sahip olan cisimlerdir. Gezegen ise kendi ısı ve ışık enerjisini üretemez ve daha küçük bir kütleye sahip cisimdir. 

Her ne kadar yıldız ve gezegenler bu tarz farklı özelliklere sahip olsalar da aslında ham maddeleri aynıdır. Onun için de yıldızların nasıl oluştuğunu bilmemiz gerekiyor. Yıldızlar evrende belirli yerlerde birikmiş olan toz ve gaz bulutlarının bir araya gelmesi ve sıkışması sonucunda oluşmaktadır. Bir araya gelmiş olan bu toz ve gaz kütlesi etrafta başka bir çekim gücü olmadığından dolayı yavaş bir şekilde birbirini çekmeye başlayarak sıkışır. Bunun sonucunda belirli bir kütleye sahip olduktan sonra etrafında yer almakta olan tozu ve gazı çok daha hızlı bir şekilde kendisine çekmeye başlar. Bunun sonucundaki sıkışma ile iç kısma büyük bir basınç oluşturmaktadır. Oluşmakta olan bu basınç ise sıcaklığın aşırı derecede artmasına neden olur. 

, Dev Yıldız: Güneş, BilgData

Yıldızların nasıl oluştuğu konusunda çok fazla bilgi sahibi olmayan kişiler uzayda oksijen olmamasına rağmen Güneş’in nasıl uzaydan yanmakta olduğunu merak etmektedir. Aslında bunun cevabı oldukça basittir. Yıldızlar gaz ya da mazot yakmazlar. Nükleer tepkimelerin herhangi bir şekilde oksijene ihtiyacı olmadığından dolayı yıldızlar uzayda yanabilmektedir. 

Yıldızlar oluşurken bazı zamanlarda etraflarındaki her kütleyi kendilerine çekemeyebilirler. Bazen Güneş’in çekim etkisinde kalan bazı artıklar olabilir. İşte bu artıklar da Güneş Sistemi’nde yer almakta olan gezegenlerdir. Yani içinde bulunduğumuz gezegenler de Güneş’ten çıkma bir kütledir. O yüzden önceden bahsetmiş olduğumuz yıldız ve gezegenin aynı ham maddeden gelmesi bu şekilde meydana gelmektedir. 

Güneş Sistemi dediğimiz alan ise Güneş’in sahip olduğu yer çekimi ile bu sistem içinde yer alan tüm gezegenlerin yer almakta olduğu alandır. 

Güneş sanıldığının aksine sadece sarı renkte değildir. Aslında şu anda sahip olduğumuz gözümüze daha çok beyaz gelmekte olan tüm renkleri içerisinde barındıran bir karışıma sahiptir. Güneş’in sahip olduğu nükleer enerjinin ise 5 milyar yıl daha kalacağı düşünülmektedir. Yani bu olay yaşanmadan şu anda yaşamakta olduğumuz Güneş sistemi dışında yeni bir yıldız sistemindeki gezegene yerleşmemiz için bu kadar süremiz bulunuyor. Bu süre zarfından eğer kendimizi yok etmezsek belki bizlere Güneş’ten sonra en yakın yıldız olan Proxima Centauri’dir. Bizim Güneş’imizden yaklaşık olarak 4, 24 ışık yılı uzaklıkta yer almaktadır. Her ne kadar 4 ışık yılı yakın gibi gözüküyor olsa da aslında bu mesafe oldukça fazladır. Işığın saniyede 300. 000 kilometre gittiğini düşünürsek bu mesafenin ne kadar fazla olduğunu hesaplamak için bir hesap makinesine ihtiyacınız olacak demektir. 

Yazar Mert Deveçeker

Teknoloji Sever.
Yazar-Çizer-Okur-Öğrenir.
Makine Mühendisi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir