Evimiz: Dünya Gezegeni
in ,

Evimiz: Dünya Gezegeni

Dünya gezegeni şu ana kadar elde etmiş olduğumuz verilere göre canlı formlarının bulunduğu tek gezegendir. Dünya dışında herhangi bir canlı bulma olasılığımız oldukça yüksek. Ancak evrenin oldukça geniş olması, yıldız sistemleri, gezegenler ve galaksiler arası mesafenin çok fazla olması ve elimizdeki teknolojinin çok fazla yeterli olmamasından kaynaklı olarak şu ana kadar herhangi bir canlıya ulaşamamış olabiliriz. Bu konu ile ilgili pek çok hipotez bulunmaktadır. Fakat bu hipotezlerin pek çoğu henüz kanıtlanmış değildir. Her ne kadar durum böyle olsa da elimizdeki verilere göre şu an evrende canlı bulunduğunu bildiğimiz tek yer içinde bulunduğumuz gezegen olan Dünya. 

Dünya gezegeni, Güneş sisteminde yer almaktadır ve Güneş’e uzaklık bakımından da üçüncü sırada yer almaktadır. Yoğunluk bakımından ise en yoğun 5. gezegen olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünya’ya günümüzde pek çok isim verilmiştir. Bunlardan bazıları; Terra, Mavi Gezegen, Yerküre ve Yeryüzü’dür. Mavi gezegenin sadece bir adet doğal uydusu bulunmaktadır. Bu doğal uydu ise Ay’dır. Ay’ın oluşumu ile ilgili pek çok hipotez bulunmaktadır. Ancak bu hipotezler arasında bilim camiasında en çok kabul görmüş olanı ise Dev Çarpma Kuramı’dır. Bu kurama göre Dünya zamanında büyük bir gök cismi ile neredeyse Mars gezegeni kadar büyük bir gök cismi çarpışmış ve bunun sonucunda kopan parçalar Ay’ı oluşturmuştur. Dünya’nın zaman içinde yaşadığı değişimler sonucunda da Ay bir süre sonra Dünya’dan uzaklaşmaya başlamıştır. Her ne kadar Ay bizlere çok yakın gibi görünüyor olsa da aslında oldukça uzak bir mesafede yer almaktadır. Merkez kısımlardan diğer merkez kısımlarına olan uzaklığı 384 403 kilometredir. 

Evimiz: Dünya Gezegeni
Dünyanın iç yapısı

Şu ana kadar elde edilmiş verilere göre Dünya’nın yaşı 4,5 milyar yıldır. Yapılan araştırmalar kapsamında en muhtemel sonuç 4,5 milyar yıl olarak karşımıza çıkmıştır. Bu süre artabilir ancak azalamaz. Çünkü şu ana kadar elde edilen veriler kesin olarak kanıtlanmıştır. Fakat yeni bir araştırma ile bu zaman dilimi arttırılabilir. Dünya’nın yaşı hesaplanırken ise kayaçların yaşı kullanılmamaktadır. Kayaçlar bizlere bu konuda yeterli sonuca ulaştırmakta yetersiz kalmaktadır. O yüzden şu ana kadar yaş hesaplamasında bulunmuş olan en uygun yöntem radyoaktif elementlerin başka elementlere dönüşümleridir. Bu yöntem bizlere en yakın ve doğru sonuca ulaştırmaktadır.

Dünya’nın %75’lik bölümünü su küre, %25’lik bölümünü ise taş küre oluşturmaktadır. Dünya’nın büyük bir bölümünü ise hava küre oluşturmaktadır. Ancak hava küre görünmemektedir sadece hissedilir. Hava kürenin büyük bir kısmını ise Azot oluşturur. Ateş küre ise depremlerin gerçekleştiği kısımdır. Dünya’nı çekirdeğine yakın olan bölümdür. Görülememektedir ancak yaşanan depremler sonucunda hissedilmektedir.

Dünya gezegeni kendi etrafında ve Güneş’in etrafında dönmektedir. Kendi etrafında dönmesi sonucu gece ile gündüz oluşmaktadır. Bu süre genel olarak 24 saate yakındır. Güneş’in çevresinde dönmesi sonucunda ise mevsimler oluşmaktadır. Bunun sebebi ise Güneş’in çevresinde 23 derece 27 dakikalık bir eğiklik ile dönmesidir. Yaşanan bu durum mevsimleri oluşturmaktadır. Güneş’in etrafında dönmesi ise genel olarak 365 gün 6 saate yakındır.

Dünya’nın yapısı gereği kutup kısımları ise oldukça soğuktur. Güneş ışınlarının vurma açısından ve Dünya’nın şeklinden kaynaklı olarak da Ekvator bölgeleri genellikle sıcaktır. Dünya gezegeni canlı olduğu bilinen tek gezegen olmasının yanında zeki bir yaşam formu barındırdığı, yine içinde bulunan canlılar tarafından bilinen tek gezegendir. 

BilgData.com'un gelişmesi için makaleyi değerlendir.

Yazar Mert Deveçeker

Teknoloji Sever.
Yazar-Çizer-Okur-Öğrenir.
Makine Mühendisi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir