Ay olmasa ne olurdu ?

Dünya gezegeninin bilinen ilk ve tek doğal uydusu olan Ay, Güneş Sistemi içinde yer almakta olan beşinci doğal uydudur. Ayın oluşumu konusunda pek çok hipotez ortaya atılmıştır. Bu hipotezler arasında en kabul göreni ise uzun bir zaman önce Dünya’nın büyük bir gezegen ya da gök cismi çarpışması sonucu kopan parçanın Ay’ı oluşturduğu yönündedir. Yani Ay’ın parçaları aslında başka bir gezegenin parçalarıdır. Zaman içinde Dünya’dan uzaklaşmaya başlayan bu doğal uydu zaman içinde şu anki konumuna gelmiştir. Her ne kadar Ay bizlere çok yakın gibi görünse de aslında bizlere fazlası ile uzaktır. Dünya ile Ay arasındaki mesafe yaklaşık olarak 384. 403 kilometredir. 

Her ne kadar insanlık olarak teknoloji bakımında kendimi gelişmiş olarak saysak da konu uzay olunca teknoloji olarak pek fazla ileride olduğumuzu söylemek mümkün değildir. Bunun sebebi ise gezegenler arası mesafelerin çok çok fazla olmasıdır. Bugüne kadar insanlık olarak Dünya dışında ayak basmış olduğumuz tek gök cismi Ay’dır. Yani Ay için aynı zamanda insanlık olarak ayak basılan ilk doğal uydu tanımını da kullanabiliriz. Güneş Sistemi içinde pek çok gezegene araç ve uydu gönderdik. Ancak herhangi birine hala ayak basamadık. Bu konudaki en muhtemel aday ise şimdilik Mars gibi görünüyor. 

Ay, Dünya etrafındaki turunu 27 gün içinde, Güneş, Ay ve Dünya arasında gerçekleşmekte olan periyodik değişimler Ay’ın her 29,5 günde bir tekrar etmekte olan evrelerinin oluşmasına neden olmaktadır. 

blank

Ay Ne İşe Yarar?

Bu doğal uydunun yakınından geçmeyi başaran ilk nesne 1959 yılında Sovyetler Birliği tarafından gönderilmiş olan Luna 1 uydusudur. Luna 2 ise Ay’ın yüzeyine çarpmış olan ilk insan yapımı olan nesnedir. Dünya’nın konumu sebebi ile görülmemekte olan ve pek çok efsaneye ev sahipliği yapmış olan Ay’ın karanlık yüzü ise ilk Luna 3 tarafından görüntülenmiştir.  İnsanlar olarak Ay’a ilk insan inişi ise 1969 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Apollo programı sayesinde gerçekleşmiştir. Neil Louis Armstrong ise Ay’a ayak basan ilk insandır. Bugüne kadar Ay’a toplamda 12 kişi ayak basmıştır. Yani sanılanın aksine Ay’a sadece bir defa gidilmemiştir. Ay konusunda bu denli çok çalışma yapılmasının sebebi ise Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyetler Birliği arasında yaşanmış olan Soğuk Savaş’tır. Bu Soğuk Savaş özellikle istihbarat konusunda kendini gösterirken bir süre sonra uzaya taşınmıştır. Her ne kadar Amerika Birleşik Devletleri bu konuda öne çıkan ülke olsa da Sovyetler Birliği de bu konuda önemli çalışmalara imza atmıştır. Bunların yanında Amerika Birleşik Devletleri, Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliğine gövde gösteri yapmak için Ay’a nükleer bomba göndererek tamamen patlatmayı bile düşünmüştür.  

Güneş Sistemi içinde yer almakta olan en büyük krater ise yine Ay’da yer almaktadır. Yüzeyinde pek çok krater bulunan bu doğal uydunun atmosfer yoktur ve herhangi bir hava olayı yaşanmadığından dolayı üzerinde duran bir ayak izi çok uzun yıllar boyunca yüzeyinde kalabilmektedir. Uydudaki hava sıcaklığı ise yine atmosfer olmamasından kaynaklı olarak – 150 derece civarlarındadır. 

Yer çekiminin az olmasından kaynaklı olarak eğer Dünya’da 120 kilogram iseniz Ay’da kilonuz 20 kilogram civarında olmaktadır. 

Ay Evreleri Nedir?

Ay’ın evreleri, Güneş ile doğrusal olarak bağlantılı bir yol izlemektedir. Çünkü, Ay kendi doğal ışığını üretemediği için ve kendi enerji kaynağı olmadığı için; Güneş ışınları sayesinde parıldamaktadır. Ayrıca evreler, doğrusal periyotlarda meydana gelmekte olup, Ay’ın ve Güneş’in yakın konumda bulunması gerekmektedir. Ve böylece 4 farklı evre meydana gelmektedir.

Ay’ın Evreleri Nelerdir?

Ay’ın toplam; 4 adet doğal evresi vardır. Bunlar; yeni ay, ilk dördün, dolunay ve son olarak son dördün’dür.

Yeni Ay Nedir?

Ay ve Güneş, periyot olarak en uzak noktadayken gerçekleşmektedir. Yani, Ay’ın Güneş’ten uzaklaşmasıyla meydana gelmektedir.

İlk Dördün Nedir?

Yeni ay’dan sonra meydana gelen evre olarak bilinmektedir. Yaklaşık 8 ila 9 gün arasında görülen evre olarak da bilinir.

Dolunay Evresi Nedir?

Yeni ay’dan tam 14 gün sonra meydana gelen tam evredir. Bu evrede gözle görülür bir farklılık meydana gelir. Farklılık ise; Ay daha parlak ve daha yuvarlaktır.

Son Dördün Nedir?

Bu evre genellikle Yeni Ay ile bağlantılı bir yok izler. Çünkü, Yeni Ay evresine en yakın ve en benzer evredir. Ayrıca, Ay’ın en parlak yüzü, ters yüzeyinde görülür. 

Ay ve Teleskop Gözlemi

İnsanoğlunun en iyi tanıdığı ve sürekli görmüş olduğu doğal uydu Ay, Dünya’nın tek kendine bağımlı uydusudur. Güneş Sistemi içerisinde ki gezegenlerin bilinen uydularından Ay, büyüklük yönünden beşinci sırada yer almaktadır. Ay’ın yüzeysel çapı, Dünya’nın dörtte birine denk gelmektedir. Bu nedenle Ay’ın hacmi, Dünya’nın %3’ü kadar hesaplanmıştır. Yer çekimi olarak Dünya’nın %20’si kadardır. Ay’a bugün ki ismini veren insanoğludur.

Ay’ın Fiziksel Özellikleri

Ay, çekirdek ve manto gibi kimyasal maddeler ile oluşmuş ve günümüze kadar yıpranmadan gelmiştir. Ay’ın toprak dokusu Dünya’da ki toprak minerallerine benzerliğiyle de bilinir. Çünkü Nasa yetkililerince açıklanan bilgiye göre; Ay kabuğu, oksijen, silikoz, demir ve son olarak kalsiyum gibi maddelerden oluşmuştur. Bu denli yaşamsal maddelere göre insanoğlunun ilk tercih edeceği yer Ay olmalıdır, diyerek basına bu yönde bilgi vermiştir. Bu bilgilere dayanarak da ay kabuğunun tam 50 kilometre olduğu düşünülmektedir.

Yaşamsal destek aracı olarak görünen Ay’ın atmosferi ince tabakadan oluşmaktadır. Yapay uyduların kızılötesi ışınları sayesinde Ay’ın atmosferi incelenmiş olup, sürekli gök taşı yağmuruna tutulduğu için, günümüzde atmosferi yok denilebilecek kadar yıpranmıştır. Kısacası, ince atmosferi gelecek yıllarda kendini koruyamayacak kadar yok olacaktır. Ay’ın atmosferinde ise; sodyum, potasyum gibi jeokimyasallara denk gelinmiştir.

Ay’ın Yüzeysel Şekilleri

Dünya’dakine benzer toprak mineralleri içerdiği gibi Ay’ın yüzeyinde de devasa çukurlar ve dağlar bulunmaktadır. Ayrıca Ay yüzeyinde bulunan toprakların Nasa Astronotları tarafından 3 ayrı kategoride değerlendirildiği bilinmektedir. Bunlar şöyledir; anortosit, magnezyum ve alkali toprak çeşitleridir. Bu toprak çeşitlerinin tahmini yaşı 4 ila 4.5 milyar yıl kadar tahmin edilmektedir.

Ay topraklarına dokunulduğunda hissedilecek doku işlevselliği şöyledir; ıslak kar gibi ve kokusu yeni patlatılmış baruta benzer. Bu his tamamen toprak çeşitlerinin içerdiği mineraller ve maddeler yüzünden hissedilmektedir. İçerdiği kalsiyum ve magnezyum gibi kokusal maddeler, Ay topraklarına kokularını vermiş olup, renklerini de o yönde almışlardır.

Teleskop İle Ay Gözlemi    

Gözlem denildiğinde akla ilk gelen gök cismi Ay olup, en basit gözlem zevkini de Ay vermektedir. En ucuz yani oyuncak kategorisine ayırdığımız teleskoplarla bile gözlem yapabilirsiniz. Fakat orta düzey bütçe ve kaliteli teleskoplar ve/veya dürbünler ile gözlemlerinize zevk katacak, Ay yüzeyinde ki kraterleri, dağları daha da yakından göreceksinizdir. O yüzden Ay’a bakmadan önce gerekli ekipmanlarınızla ve kaliteli teleskopik aygıtlarınızla gözleme hazırlanmanız yeterlidir.

Kategoriler: BilimUzay

Mert Deveçeker

Teknoloji Sever. Yazar-Çizer-Okur-Öğrenir. Makine Mühendisi.

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

AdBlocker Tespit Edildi!

Reklam engelleyici kullanarak BilgData'nın gelişimini engellemiş olursunuz. Lütfen reklam engelleyicinizi kapatıp tekrar deneyin.

How to disable? Refresh