in , ,

Paralel Evrenler Teorisi (Çoklu Evrenler)

, Paralel Evrenler Teorisi (Çoklu Evrenler), BilgData

Bilim kurgunun da oldukça popüler konularından bir tanesi haline gelen paralel evrenler her insanın dikkatini çekmeyi başarıyor. 1954 senesinde Hugh Everett bizim evrenimize benzemekte olan bazı alternatifleri olabileceği fikrini ortaya attı.

Onun bu tanımına göre tüm bu çoklu evrenler aslında birbiri ile bağlantılıdır. Her ne kadar bu evrenler birbiri ile bağlantılı olsa da yaşanılan olaylar bakımından pek çok şekilde farklılıklar olabilir. Bizim evrenimizdeki olaylar ile bazı evrenlerdeki farklılıklar çok az iken diğerlerinde ise bu farklılıklar çok daha fazla olabilir. Örneğin, insanlık tarihindeki bazı savaşları kazanan tarafları farklı olabilir. Hatta bazı önemli tarihi karakterler hiç var olmamış bile olabilir. Belki de o evrenlerde dünya diye bir gezegen bile olmayabilir. Olayın bu kısımları oldukça ilgi çekici ve bir o kadar da heyecan verici. 

Hugh Everett tabi ki de böyle bir hipotezi ortaya bilim kurgu olarak atmadı. Bunun temelinde bir takım fizik bilimi konuları yatıyor. Her ne kadar bu durum bizlere şu an için bilim kurgu gibi gelse de aslında olması hiç de imkansız bir durum değil. 

, Paralel Evrenler Teorisi (Çoklu Evrenler), BilgData

Kuantum Mekaniği

Hugh Everett bir matematikçi ve kuantumcuydu. Ancak burada bahsedilen sahtekarlık üzerine kurulu olan kuantum değil aksine tamamen bilimsel olan kuantum. İşte bu noktadaki kuantum mekaniği Everett’in bu hipotezi ortaya atmasının en büyük nedenlerinden bir tanesi oldu. Durumu daha iyi anlamak için kuantum mekaniğine biraz göz atalım.

Kuantum alanında yapılan araştırmalar ve çalışmaları atom ve atom altı parçacıkların davranışları ve bunların incelenmesi üzerine kuruludur. Yapılan araştırmalar sonucunda atom çekirdeğinin çevresinde yer alan yörünge seviyelerinde bulunan aynı yörünge içinde ve aynı zaman diliminde birden fazla yer olduğu gözlemlendi. İşte bu nedenden dolayı da elektronun yörüngedeki yeri bazı olasılık değerlerine hesaplanıyor. Bu sebepten dolayı da tam olarak yerlerinin tespit edilmesi mümkün olmuyor.

Heisenberg Belirsizlik İlkesi

Kuantum konusunda bu noktaya geldiğimizde ise Heisenberg Belirsizlik İlkesi karşımıza çıkıyor. Werner Heisenberg, 1927 senesinde bir parçacığın konumu ve momentumunun aynı anda tam olarak doğru bir şekilde ölçülemeyeceğini ortaya koymuştur. Ancak bu durumun sebebi ne deneysel yöntemler ne de ölçüm yapılan aletlerdir. Bunun sebebi doğanın kuantum mekaniksel içinde dalga özelliklerinin yapısından kaynaklanmaktadır. 

Tüm bu veriler Everett’in 1945 yılında çoklu evrenler hipotezini ortaya atmasına sebep olmuştur. Temelde onun yapmış olduğu şey kuantum mekaniğindeki bu mikro durumu makro duruma çevirerek kendi evrenimize uygulamasıydı. Her ne kadar bu temelde mantıklı gibi görünse de henüz tam olarak kanıtlanamadığından dolayı bilimsel anlamda varlığına dair net bir şey diyebilmek mümkün değil. Bunun için de gözlem ve deney yolu ile bunu kanıtlayamıyor olmamızın da büyük bir etkisi var. Ancak çoklu evrenlerin olma olasılığı da mevcut. Her ne kadar bu olasılık düşük de olsa imkansız bir durum değil.

Yazar Mert Deveçeker

Teknoloji Sever.
Yazar-Çizer-Okur-Öğrenir.
Makine Mühendisi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir