Utangaçlık Genetik mi? Giderilebilir mi?

Bilim ve Mühendislik

Utangaçlık Genetik mi? Giderilebilir mi?

Utangaçlık Genetik mi? Giderilebilir mi?

Siz de bir toplantıya veya partiye gittiğinizde, ortama uyum sağlamakta zorlanıyor musunuz? Diğer insanlar gibi eğlenemiyor, sunum yaparken zorlanıyor, terliyor ve kalp atışlarınız hızlanıyor mu? Bu özellikler siz de varsa utangaçsınız demektir. Peki, bu durum yani utangaçlık neden kaynaklanıyor? Genetik bir bağlantısı olabilir mi? Eğer anne yada babanızda da bu özellik varsa size geçme ihtimali bulunuyor mu? Bilim insanları bunun üzerin  detaylı bir çalışma ve istatistik yaptılar.

Kings College profesörlerinden Kingsley’e göre genetik kısmı, kısmen doğru olabilir. Yani ailenizde, özellikle anne babasında utangaçlık varsa size de geçme yada sizde de görülme ihtimali bulunuyor.

Kingsley ‘’Utangaçlık huyla ilgili bir özellik ve huy kişiliğin habercisi gibidir. Küçük çocuklar diğer insanlarla iletişim kurmaya başladığında, tanımadıkları bir yetişkinle konuşurken rahat davranma düzeylerinin farklı olduğunu görüyoruz” diyor.

Ancak Kingsley, utangaçlığın genetik kısmının yalnızca %30 olduğunu, geri kalanının çevresel etkenlerden kaynaklanabileceğini belirtiyor. Yani, genetik faktör bu durumun üçte biri kadar. Geri kalan sizin nasıl yetiştirildiğinize bağlı oluyor.

Utangaç bir çocuk, parkta diğer yaşıtlarıyla oynamak yerine onları uzaktan izlemeyi tercih edebilir. Bu çocuk genellikle kendisiyle yalnız kalırken daha rahat olur ve bu ileriki yaşlarda da belki aynı düzeyde belki de daha fazla veya az düzeyde devam edebilir.

Kingsley ayrıca utangaçlığın kötü b irşey olmadığını, sosyal endişelere yol açacak bir durum da olmadığını söylüyor. Elbette utangaçlığı yenmek daha iyi olsa da, bu durumun çıkması halinde, anne-babanın çocuğuyla ilgili endişelenmemesi gerektiğini, çocuğunun üzerine gitmemesi gerektiğini belirtiyor.

Utangaçlık Genetik mi? Giderilebilir mi?

Profesör ayrıca bunun genetik olabileceğinden mutlaka evrimsel bir geçmişi olduğunu da ekliyor. “Grubunuzdaki insanların dışarıya keşfe çıkıp yeni gruplarla iletişim kurması yararlı olabileceği gibi, örneğin riskten kaçınan ve içeride kalıp yavruların korunması işini daha iyi yapacak olan insanlara da ihtiyaç olmalı” diyor.

Utangaçlık çeken ve bu artık hayatında ciddi bir problem haline gelen kişilerin bilişsel davranış terapisi yani BDT alarak bu sorunu yenebileceklerini savunuyor.

Profesör Kingsley, bu durumun genellikle kişinin diğerleri tarafından performansının beğenilmeyeceğinden kaynaklandığını söylüyor. Sunu yapacak bir kişi, sunum sırasında kendisinden beklenen performansı gösteremeyeceğini düşünerek endişe duyduğunu bu yüzden de heyecanlanarak aslında gerçek potansiyelini ortaya koymayacağını belirtiyor.

Kişinin, kendisinden çok, çevresindeki kişi ve durumlara odaklanarak onları düşünmesi bu durumun yenilmesinde önemli bir faktör olabilir. Sunum yapacak bir kişi, kendi performansından çok kendisini dinleyenlere odaklanırsa heyecanının çoğunu yenebilmesi mümkün olabilir.

Görüldüğü üzere, utangaçlık tamamen genetik bir şey değil. Bu yüzden kimsenin kaderi de değil. Siz de bu problemi yaşıyorsanız, ya korkularınızın üstüne giderek kendiniz yenmeye çalışın yada profesyonel yardım alarak BDT merkezlerine ve psikologlarına başvurabilirsiniz.